İnşaat Mühendisiliği

İnşaat Mühendisliği Bölümü

İnşaat Mühendisliği, doğadaki malzemeyi ve tekniği en iyi şekilde bir araya getiren uygar toplumda bireylerin yaşamlarını devam ettirmeleri için gerekli bütün yapıların plan, proje, yapım ve denetlenmesiyle uğraşan uygar ve temel bir mühendislik dalıdır.

İnşaat mühendisleri, ülkelerin imar ve inşasının her alanında görev alırlar. Temel olarak barınma ve iş amaçlı inşa edilmiş konutlar, yüksek katlı yapılar, demiryolu, otoyol, köprü, baraj, enerji santrali, fabrika, sanayi tesisi, arıtma tesisi, liman, havalimanı v.b. yapıların planlanması, projelendirilmesi ve yapımı inşaat mühendisliğinin belli başlı ilgi alanlarındandır. Tüm bu yapılarda kullanılan malzemelerin üretilmesi, incelenmesi ve geliştirilmesi yine inşaat mühendisliğinin ilgi alanıdır.

İnşaat mühendisliği, malzeme ve tekniği en iyi şekilde bir araya getiren, yapıların plan, proje, yapım ve denetlenmesiyle uğraşan temel mühendislik dalıdır. Medeniyetin temel taşlarını projelendiren ve uygulayan Mühendislik türüdür. Mühendisliğin anası kabul edilir. İngilizcesi “Civil Engineering” olup, “Medeniyet Mühendisliği” olarak tanımlanmaktadır.

İnşaat mühendisliğinin faaliyet alanları

Alt yapılar; köprü, karayolu, tünel, demiryolu, havaalanı, liman.

Su temini ve dağıtımı, kanalizasyon ağı, su iletim hatları.

Elektrik enerjisi üretimi, sulama ve doğal afetlerden korunmak için baraj ve gölet inşaatı

Yapıların temel projelendirmesi, zemin yapıları

Yapıların projelendirmesi, yapılarda hasar analizi, onarım ve güçlendirme.

Yapıların denetlenmesi

İnşaat mühendisleri, yapıların taşıyıcı sistemine ait hesaplamaları yapar (statik hesap). Bu hesaplamalara göre aks aralığı, kullanılacak malzemeye göre kolon, kiriş ölçü ve boyutları ile (betonarme ise) donatı yoğunluğu, (çelik yapı ise) profil tipi seçilir. Projeler, ölçeklere göre uygun uzunluk birimleri kullanılarak çizilir.

Sanılanın aksine inşaat mühendisleri, mekanların iç ve dış görünüşü ile hacimleri tasarlamazlar, bu işler mimarlar tarafından yapılır. Taşıyıcı sistemi ilgilendiren tasarımlar mimar ve mühendis arasında birkaç kez gidip gelerek tamamlanır. Endüstri devrimi öncesi mimarlıkla birlikle yapılan meslek gelişen teknoloji ve hesaplamalarla mühendislik ve mimar olarak ayrılmıştır. Bir mimarın yapının taşıyıcı sistemi hakkında hiçbir sorumluluğu yoktur. Ancak yapıyı projelendiren mühendis tüm sorumlulukları üzerine almış kabul edilir.

Ülkemizde, Belediyeden bir projenin onay alabilmesi için lisanslı bir İnşaat Mühendisi tarafından yapıldığını belirten imzayı taşıması gerekir. Son yıllarda ülkemizde uygulamaya geçen “Yapı Denetim Yönetmeliği” sayesinde her tür yapı inşaası eskiye nazaran daha sıkı bir biçimde denetlenmekte, özellikle yapının imal aşamasında yapılan yanlışlıklar ve hatalar önlenmektedir. Yeni mezun olan İnşaat Mühendislilerinin bir kısmı yapı denetim şirketlerinde iş bulmaktadır.

İnşaat Mühendisliği, medeniyet gelişimlerini yenilikçi mühendislik tasarım yöntemlerini, algoritmalarını, yönetimlerini ve kurallarını keşfederek anlamayı hedeflemektedir. Ayrıca, İnşaat Mühendisliği bilim ve teknoloji uygulamalarına bağlı olup, temel bilim uygulama yöntemlerini ve karmaşık mühendislik tasarımlarını farklı ölçeklerde büyük projelerin üstesinden gelebilmeyi hedeflemektedir.


İnşaat Mühendisliği eğitimi inşaat, ulaştırma, çevre ve enerji sektörlerinin sosyal ve kamu hizmeti ile alakalı güncel mühendislik problemlerini çözmek için sağlam ve sürdürülebilir temeller oluşturmaktadır.


İnşaat Mühendisliği programı; öğrencilerini mühendislik tasarımı, uygulaması ve yönetimi gibi çeşitli alanlarda meslek sahibi olabilmeleri için eğitmekte ve hazırlamaktadır. Mezunları yerel ve uluslararası farklı ölçeklerde şirket ve firmalarda çalışma, kendi işlerini kurabilme, kamu ve özel sektörlerde liderlik pozisyonunda bulunma imkânına sahip olabilmektedir.

İnşaat sektörü, ülkemizin en gelişmiş sektörlerinden biri olmasının yanı sıra, ülke ekonomisinin de en önemli dinamikleri arasında yer almaktadır. Özellikle özel teşebbüse ait inşaat firmalarımız son yıllarda yurtdışında yaptıkları işlerle ülkemize önemli ölçüde döviz girdisi sağlamaktadırlar. Gelişmiş ülkelerle inşaat sektöründe rekabet edebilmenin başlıca kuralı dünyadaki bütün gelişmelere ve yeniliklere açık olan dinamik inşaat mühendisleri yetiştirmekten geçmektedir.